İlçemiz Erzin'de faaliyet gösteren Serbest Muhasebe Malî Müşavir (SMMM) Oktay Vaysal Özsoy ile Erzin çiftçisinin gündemi hakkında röportaj yaptık.
6 Şubat 2023'te başımıza gelen deprem felâketinin tarım sektörünü de etkilediğini söyleyen Oktay Vaysal bey, Erzin ticaretinin narenciyeye bağımlı olduğunu, çiftçinin maddî kriz yaşaması hâlinde dolaylı olarak Erzin esnafının da etkileneceğini anlattı.

SMMM Oktay Vaysal Özsoy ile bürosunda görüştük
(toc) #title=(İçindekiler)
Erzin Çiftçisinin Gündemi Hakkında Bilgi Veren...
SMMM Oktay Vaysal Özsoy kimdir?
Erzin çiftçisinin gündemini konuşmaya başlamadan önce Oktay Vaysal Özsoy'u tanıyalım.
Çok teşekkür ederim, sizi burada görmekten mutluyuz.
Malî müşavir serbest muhasebeci olarak 2015 yılından beri ticarî faaliyetime devam etmekteyim. Erzin genelinde birçok dost ve arkadaşımıza malî müşavirlik hizmeti vermekteyiz.
Aynı zamanda Erzin Belediyesi meclis üyeliği ve Hatay Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliği yapmaktayım.
"Narenciye ihracatında Erzin büyük bir kent"
Röportajımızın ana konusu deprem sonrası çiftçinin hâli. Öncesine değinir misiniz; 6 Şubat 2023'ten evvel Erzin'de tarım, bağ bahçe işleri nasıldı?
Erzin'in geçim kaynağının %90'ı narenciyedir. Ticaret bakımından narenciyeye bağımlıyız. Erzin; saksuma, vaşington ve birçok narenciye ürününü kaliteli bir şekilde yetiştirip yurt dışına ihraç eden, Türkiye'deki %25'lik bir potansiyele sahip büyük bir ilçedir aslında. Narenciyeden yıllardan beri geçim kaynağını sağlamış; en güzel, en verimli narenciyeyi üretmek konusunda hiçbir sıkıntısı olmayan, kaliteli narenciyeyi Türkiye ve yurt dışına hizmet veren bir Erzin portföyü vardı her zaman.
Deprem sonrası dönemden daha iyi bir durumdaydı...
Geçmiş dönemlerde Erzin'de yüksek kaliteli narenciye üretimi var. Dışarı pazarlanmasında... meselâ Rusya pazarı, Irak pazarı ve Avrupa pazarı vardı. Avrupa pazarında Bameks, Erzin'in ve bölge ticaretinin narenciyesini çeken büyük bir fabrikaydı. Şahsî düşüncem; Bameks'in Erzin ticaretine çok büyük faydası vardı. Büyük bir ticaret kapasitesiyle Rusya pazarına çok mal yollandı ama deprem sonrası döneme bakarsak, işte aşırı sıcaklık, yangın ve doğal afetlerden kaynaklı üç yıldan beri büyük bir kaybımız var. Yani meselâ bir dönem çok güzel narenciyemiz oluştu; piyasa koşulları oluşmadı, narenciye para etmedi. Tabi bunda etkenler büyük; malın iç piyasada yeteri oranda tüketilmemesi... Bu malın belli bir oranının yurt dışına çıkması gerekiyor.
"Şimdi yeter ki toplansın, başında kalmasın"
Erzin'de üretilen saksumayı örnek vereyim: saksuma, Avrupa piyasasına çok rahat satılabilecek, yüksek kalitede bir mandalinadır ama biz bunu dış piyasaya satamadığımız zaman, dış piyasaya gitmeyen ürün iç piyasada tüketilmiyor.
Çin'de yetişen narenciyenin Rusya ve Avrupa pazarına bizim fiyatlarımızdan daha uygun fiyatlarla yönlendirilmesi bizim piyasa olarak zayıflamamıza sebep olan etkenlerden biri olmuştur yani işin özünde ve bu safhada şu var: gübre, ilâç, mazot fiyatları arttı; üreticinin malı üretirken kullandığı birçok etken zamlandı ama narenciye bu zaman zarfında girdi fiyatlarına paralel olarak artmadı. Aksine fiyatlar düştü. Meselâ bir önceki yıl 1 liraya başında narenciye satıldı. Narenciyenin maliyetsel boyutuna çiftçi arkadaşlarımız daha çok hakim. 3 lira, 5 lira bandı arasında zaten bunun maliyeti var. Başında kalmasın, bir sonraki yıl mahsulü zarar görmesin diye maliyetinden aşağı 1 liraya satmak, yeter ki toplansın gibi hareketlerde bulundu. Hani bu da sonuçta Erzin piyasasına verilen büyük bir zarar oldu.
Maliyetinin altında satılıyorsa o zaman sürekli zarar ediyor yani bu insanlar ne yiyip ne içiyorlar, nasıl geçiniyorlar?
Tabi yani maliyetimin altına ben narenciyemi sattım, sattığımda ne oldu? Geçim kaynağımı sağlayamadım.
![]() |
| Gemini ile resmedildi |
"Çiftçi, krediyle ayakta duruyor"
Ziraî ilâç bayiinde birçok çiftçi arkadaşımın belli bir borç bakiyesi birikmiş olup, bankalardan kredi çekerek hayatlarını idame etmeye çalıştılar ve idame ederken de bir sonraki yıl üretim yapmaktan vazgeçmeyip; bahçenin ilâcını, gübresini alıp tekrardan üretmeye devam ettik, ediyoruz da, etmeye de devam edeceğiz ama gidişat iyi mi? Değil tabi ki.
Erzin çiftçisinin gündeminde şimdilerde ne var peki?
Şimdi bu yıl ne bekleniyor? Bir umutla yeniden yüksek kaliteli narenciyeyi ürettik. Piyasa koşullarının üretim maliyetimizin üzerinde oluşmasını bekliyoruz ama şu an bu yönde bir hareket var mı? Gördüğümüz kadarıyla yok. Belli fiyatlar konuşuluyor ama alım oranları yüksek değil tabi. Hâlâ bir bekleyiş var.
(ads)
Deprem Kaynaklı Mücbir Sebep
"Esnaf vergi ötelenmesiyle nefes aldı"
Depremden kaynaklı mücbir sebep hâli sürecinde hükûmet neler yaptı, ne kadar yaptı?
Deprem olduktan sonra mücbir sebep oluştu. Çünkü deprem zor bin andı. Hepimiz burada zor anlar yaşadık.
Erzin bu konuda Hatay'ın şanslı ilçelerinden biridir. Deprem ânında yıkımımız olmadı. Ağır hasarlı, orta hasarlı ve az hasarlı yapılarımız oluştu ama velhâsıl yıkımımız olmadı.
Antakya'ya doğru çok büyük yıkımlar meydana geldi.
Burada esnafımıza şu kolaylık oldu: Devletimiz mücbir sebep oluşturdu.
Dedi ki: Şu anda sen zor hâldesin, vergilerini öteliyorum.
Depremden 30.11.2025 tarihine kadar mücbir sebep kapsamı oluştu. Bu dönemdeki vergiler ötelendi. Bu sayede en azından bir nefes alma şansı oldu. Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödeme yapacakları SGK, Bağ-Kur primlerini öteleme şansı oldu. Bu da esnafımızın en azından hiç olmazsa bir umutla tekrardan işletmesini açmaya, işlem yoluna koymaya fırsat sağladı.
"Hepimiz birbirimize bağımlıyız"
Ekonomisi tarıma dayalı olan bir kentin çiftçileri iş hayatını yürütemez hâle gelirse sonuçları ne olur?
Şimdi şöyle bir şey var: Erzin %90 narenciyenin hakim olduğu bir ilçemiz. Narenciyeden girdilerin Erzin piyasasına gerçekleşmediğinde çiftçimize para girdisi olmayacak, çiftçimiz hayat standardını yaşayamayacak, zor anlar gelecek.
Bu şehirde kim yaşıyor? Hepimiz birbirimize bağlıyız sonuçta burada. Esnafımıza da para girmeyecek. Çünkü bir arz talep dengesi vardır. Arz talep dengesinde şehre ne kadar para girerse, girdi ne kadar çok olursa o şehirde istihdam artar, işsizlik düşer, hayat standardı bir nevi artar... ama daralma meydana geldiğinde ister istemez iş yerleri kapanmaya başlar ve esnafımız, çiftçimiz zor duruma geçer.
En başta meselâ bu tarım ilâçları satan yerler de etkilenir direkt yani.
Tabi ziraî ilâç bayilerimizin veresiye verdikleri zamanlar olmuştur. Çünkü tamamını nakit çalışma imkânları yok. Birçok ziraî ilâç bayimizin mahsul ödemeli sattıkları oluyor yani. Sonuçta çiftçi malını satamazsa, para geliri elde edemezse bayiye olan bakiyesini de ödeyemeyecek. Bayi artık zarar etmeye, gerilemeye başlayacak. İster istemez kapatmalar meydana gelecek burada işin ucunda.
Meselâ malî müşavirlik hizmeti veren Özsoy Serbest Muhasebe şirketine nasıl yansıdı bu mesele?
Şimdi bizim işimize nasıl yansıdı? Sonuçta biz mükellef esnafa bağlı çalışan işletmeyiz. İşletme sağlıklı yürür, sağlıklı olarak işlerini yerine getirir ve büyümesini sağlarsa devamlılığı olur ama girdisi olmaz, artık işletme çalışma hayatında sağlıklı yürümezse, krediyle ayakta durmaya çalışıp, belli bir zaman sonra kredi ödemelerinde zarara uğradığında işletmeler kapanmaya başlarsa sonuçta bu hepimize yansıyacak. Malî müşavir olarak bana yansıyacak, Erzin'deki istihdamlar düşecek, iş yerleri kapanacak. Hiçbirimizin istemediği şeyler bunlar.
Erzin büyüsün, Erzin gelişsin, Erzin güzel yerlere varsın. Hepimizin gayesinde bu vardır ve hepimiz şu gayeyle yola çıkacağız: Erzin için bir şeyler yapalım, arkamızda bir şeyler bırakalım. Bugünleri görmek için hep çaba gösteririz.
İnşallah Erzin narenciyesi güzel yerlere gelir ve Erzin'in büyüme potansiyeli buna paralel olarak da büyür.
Yeni Bir Umut Arayışı
Zarar eden üreticiler yakın zamanda ağaçlarını kestirmiş, meyvelerini de halka bedava dağıtmıştı.
Aynen. Narenciyenin yoğun tuttuğu ve para etmediği, başında kaldığı yıl oldu. O yıl da artık çiftçimiz mahsulünü kesmek zorunda... bir umut arayışı aslında bu.
Hani şey değil: "Artık ben bu narenciyeden geçimimi sağlayamıyorum."
Yeni bir umut, hani başka bir ürüne geçme gibi bu.
Belki yıllardır yetiştirdiği o ağaçları, emeklerini kesmek zorunda kaldılar. Yani bu ticarî bir tercihtir... istemediğimiz bir şeydir. Çünkü orada o ağaçlar sadece bir ağaç değildir, yılların verdiği bir emek vardır yani işin ucunda.
![]() |
| Gemini ile çizildi |
Yerel Yönetimlerin Yapabilecekleri
"Fabrika ve kooperatif kurulmasına öncülük etmeliler"
Siz bir meclis üyesi olarak bu meseleyi meclis toplantılarında gündeme getiriyorsunuzdur her hâlde. Yerel yönetimler kendi imkânları ölçüsünde neler yapabilir?
Şimdi şöyle bir şey var: Narenciye bizim Erzin'imizin ham maddesi. Çok kaliteli ham maddemiz var. Biz yaş meyve sebze olarak bunu tüketemiyoruz. Meselâ yurt dışına çıkmadığı anda iç piyasada mal tıkanıyor, yani ürünün satışı gerçekleşmiyor. Şimdi çözüm neyi artırabilir? Meyve suyu tesisimiz yok. Geçmişte Güneysu vardı Dörtyol'da.
İşte Erzin'e bir meyve suyu tesisi bir çaredir, konsantre fabrikası bir çaredir. Ne bileyim işte bundan marmelât yapılabilir, cips yapılabilir, kurutulmuş olarak tüketilebilir. Ürünü çeşitlendirirsek en azından tüketim alanlarını da genişletmiş oluruz. Bu da ürünün satılmasına ve piyasada değer kazanmasına fayda sağlar. Belediyeler veya yerel yönetimlerin bu tip tesisler kurarak öncü olması lâzımdır. Yani bu kooperatif işletmeyle de olabilir. Ürünü kendi alıp pazarlama konusuna girebilir. Hani bu tip çalışmalar geçmişte yaşanmış, bazı ilçelerde bu tip çalışmalar var veya kooperatiflerin kurulmasına, ürünün çeşitlenmesine öncülük eder. Sonuçta biz elimizdeki ürünü yaş meyve sebze olarak tüketemiyoruz. Ürün çeşitlendirilmesi yapmamız gerekiyor.
Bu fabrikaların kurulması yüksek maliyetli şeyler. Hani birden doğrudan insanlar bunu kuramayabilir ama yerel yönetimler bunlara öncü olur veya kendi kurar, buraları çalıştırır. Bunlar şehre yapılacak en büyük katkıdır.
(ads)
Bu konuda son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Yani genel olarak şöyle toparlayayım ben konuyu: Şimdi narenciye bizim Erzin'imizin genel ticaretine, hayatına etkiyen en büyük etken. Biz narenciyeden Erzin'imize para kazandırırsak hem çiftçimiz, hem esnafımız, hem Erzin kazanacak ve bunu yapabilmemiz için entegre tesisleri kurulması gerekiyor. Yani bu ürünün yurt dışına çıkması için, tanıtılması, pazarlanması için aşırı bir gayret göstermemiz gerekiyor. Yoksa biz her yıl işte, "narenciyemiz bu yıl para edecek mi, etmeyecek mi; Erzin'imiz bu konuda gelişecek mi, daralacak mı" hep bu düşünceler çerçevesinde kalacağız.
Yani herkesin birlikte olduğu, birlik beraberlik içerisinde bir çalışmayla bu başarılır ama kişiselleştirmeden el atarak başarırız bence bunu.
2. Erzin Yörük, Türkmen, Avşar Türk Halkları Şöleni
Geçen yıl ilk defa yapılan, "Erzin Yörük, Türkmen, Avşar Türk Halkları Şöleni" bu yıl da yapılacak mı?
Geçen yıl bir ilki başardık hep birlikte. Ciddî anlamda çok güzel şeyler yaşadık. Yani gerçek bir başarıydı.
Hatay Büyükşehir Belediyesi, Adana Büyükşehir Belediyesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Erzin Belediyesi bizim festivalimize destek verdiler.
Hani hep birlikte yapılan bir festival güzel sonuçlar meydana getirdi. Bu yıl da bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz.
Yani bu yıl da olacak.
Olacak.
Eylül ekim gibi...
Sürpriz olsun.
Sanatçıları söylemeyecek misiniz?
Yok. (gülümsüyor) Onunla ilgili görüşmeler yaptık, ha yapmaya da devam ediyoruz.
Hani bu geniş kapsamlı bir faaliyet olduğu için biz en ince ayrıntısına kadar düşünmek, hataları minimize etmek zorundayız.
Festivallerde dakikayı bile hesaplıyoruz; "şu dakikada ne olacak, şu dakikada ne olacak..."
Bu yolla festivallerde minimize hatayla gitmeye çalışıyoruz.
İnşallah bu yılda güzel bir şeyler yapmaya çalışacağız.
Sığır gölünde mi gene? Gene sığır gölünde olsun ya bize yakın zaten. (gülüşmeler)
Ya onunla ilgili olumlu olumsuz bazı şeyler oldu. Hani kimileri "uzak" dedi, kimileri "güzel" dedi. Alan geniş... hani o dönemde sıcakların olması biraz etken oldu, en uygunu nere olacaksa artık onunla ilgili bir çalışmamız var.
Söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz, Erzin çiftçisinin gündemi hakkında bilgiler verdiğiniz için teşekkür ederim. Erzin çiftçisine, esnafına bol satışlar, bereketli kazançlar dilerim.
Ben de çok teşekkür ederim bu güzel sohbet için, söyleşi için. Birlikte olmaktan her zaman çok mutlu olacağım.


