Çerkez asıllı 9 yaşında kul cinsi bir esiri, hastalık ve illetten uzak olarak sabık Harput Mal Müdürü Mustafa Efendi’nin hanımına 40 adet Osmanlı altını karşılığında sattığımı bildiren işbu senet yazılarak kendisine teslim kılındı.(alert-passed)
(toc) #title=(İçindekiler)
Sergüzeşt
Bir Esir Kızın Romanı
Sergüzeşt Romanı Ne Anlatıyor?
Yukarıda romandan bir pasajda anlatıldığı ve “Bir Esir Kızın Romanı” alt başlığından da anlaşılacağı gibi; “Sergüzeşt” Kafkasya’dan getirilip bir aileye satılan küçük bir kız çocuğunun maceralarını dram türünde anlatıyor.
Samipaşazade Sezai Sergüzeşt Kitabının Özeti
Küçük esir kıza hanımı tarafından “Dilber” adı verilir.
Evin diğer halayığı (esir) olan Teravet, hanımıyla bir olup, Dilber’e her türlü fiziksel ve ruhsal şiddeti uygular. En ağır işleri ona yaptırırlar.
Dilber bir gece kaçar ama bu başarılı bir firar olmaz çünkü geri dönmek zorunda kalır.
Ev sahibi Mustafa Efendi’nin Erzurum'un bir kazasına kaymakam olarak atanması üzerine yol masraflarını karşılamak için Dilber’i “esirci” denilen insan tüccarına satarlar. Oradan da küçük cariye bu kez Osmanlı sosyetesinden Asaf Paşa’nın evine esir verilir. Bu evdeki insanların gelecek kaygısı yoktur, gamsızdır, rahattır… Tek dertleri daha çok zenginleşmektir.
Evin tek oğlu Celâl bir ressamdır ve Dilber’i model olarak kullanmaktadır. Dilber bir gün modellik yaparken ağlamaya başlar, bu hâl Celâl Bey’e pek dokunur ve o günden sonra evlerinin cariyesine farklı gözle bakacaktır. Dilber de aslında ona aynı gözle bakıyordur. Derken bir gece aşklarını ilan ederler ama bu ilişki çok kısa sürer. Çünkü Celâl’in annesi Zehra hanım, oğluna bir “esir parçasını” lâyık görmüyordur. Asaf Paşa’nın söylemiyle Dilber; “Elleri hizmetten kirlenmiş bir cariye” olmaktan öte bir şey değildir.
Zehra hanım, bir gece Dilber’i alelâcele evden göndertir. O günden sonra Celâl bey deli divane olur… Her 15’lik kızı Dilber sanır. Her mutlu genç erkeği, Dilber’le sevgili de o yüzden mutlu zanneder. İnsanlar ona bakıp bakıp güler.
Zehra hanım hırslarından, arzularından vazgeçip Dilber’i aratır ama bulamaz.
Celâl'in beyni bu sevda yüzünden iltihaplanmıştır.
![]() |
| Gemini ile oluşturuldu |
Dilber de Mısır’a cariye olarak verilmiştir. Onu satın alan efendinin dillere destan zenginliği Dilber’in Celâl’e olan aşkını bitiremez. Bu yüzden esireyi karanlık, soğuk bir bodrum katına kilitlerler. Bu aşk öyküsünü bilen harem ağası Cevher, onu bodrumdan kurtarır ama kendisi merdivenden inerken düşüp ölür.
Dilber, esaretten hürriyete çok acı bir şekilde kavuşacaktır.
“Sergüzeşt” bence Yeşilçam’ın birçok melodramına esin kaynağı olmuş bir roman.
Bazen uzun cümleleri, bazen yarım sayfayı bulan paragrafları okumayı baştan aldırsa da, tasvirler gayet iyi.
“Sergüzeşt” macera anlamına geliyor.


