Hep şu deprem yüzünden...
6 Şubat öncesine kadar ne düşüncelerim vardı! Hayata geçireceğimden adım gibi emin olduğum düşünceler.
O şiddetli sarsıntıyla beraber alt üst olan plânlar, hayaller...
6 Şubat öncesine kadar ne düşüncelerim vardı! Hayata geçireceğimden adım gibi emin olduğum düşünceler.
O şiddetli sarsıntıyla beraber alt üst olan plânlar, hayaller...
Yazmaya en uygun bir döneme girecektim ve kalite kokan bloglamalar yapacaktım.
Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Yaşadığım şehirden başka bir şehre geldim çalışmaya.
Bavulu hazırlarken birkaç kitap ayarlamıştım ama baktım ki diğer lâzım eşyalar iyice yer kaplamış, "Hele bir gideyim, ortamı göreyim, gerekirse kütüphaneye üye olurum" diyerek, elimdeki kitabı da bitirmeden hepsini kitaplığa geri bıraktım. Kardeşim de zaten benim bir dünya okuma yazma araç gereçleriyle gelebileceğimi bildiğinden, "Buradan alırsın" demişti.
Gelince öyle bir pişman oldum ki. Bulunduğum tatil köyünde kütüphane yokmuş meğer. Google'da yazmıyor. PDF veya sesli kitap da bana göre değil. İçime sinmiyor onlar. Son çare kitap satın almak olacak artık.
Şimdi bunu niye anlattım?
Okuma olmayınca yazma da olmuyor, olamıyor. Kalem günbegün gerilemeye başlıyor, zayıflıyor, güçten düşüyor.
Tamam, eskiden de periyodik şekilde içerik üreten bir blogger değildim ama ayda bir kez dahi olsa söyleşi yapmaya çalışıyor, aralarda mim, hatıra yazısı gibi kişisel yazılar kaleme alabiliyordum.
İpin ucu bir kez kaçtı mı kaçıp gidiyor.
Kafada bir sürü konu başlıkları dolanıp duruyor ama insanın eli bi' türlü kaleme gitmiyor.
Sizde de böyle oluyor mu blogger arkadaşlar? Tıkanıyor musunuz bazen?
Gelince öyle bir pişman oldum ki. Bulunduğum tatil köyünde kütüphane yokmuş meğer. Google'da yazmıyor. PDF veya sesli kitap da bana göre değil. İçime sinmiyor onlar. Son çare kitap satın almak olacak artık.
Şimdi bunu niye anlattım?
Okuma olmayınca yazma da olmuyor, olamıyor. Kalem günbegün gerilemeye başlıyor, zayıflıyor, güçten düşüyor.
Tamam, eskiden de periyodik şekilde içerik üreten bir blogger değildim ama ayda bir kez dahi olsa söyleşi yapmaya çalışıyor, aralarda mim, hatıra yazısı gibi kişisel yazılar kaleme alabiliyordum.
İpin ucu bir kez kaçtı mı kaçıp gidiyor.
Kafada bir sürü konu başlıkları dolanıp duruyor ama insanın eli bi' türlü kaleme gitmiyor.
Sizde de böyle oluyor mu blogger arkadaşlar? Tıkanıyor musunuz bazen?

